Hayatın içinden dedim,
çünkü yaşamanın nefes alabilmenin ne kadar özel ve güzel bir şey olabildiğinin farkına varmaya başladım.Niye böyle bir cümle kurdum büyüdükçe,sorumluluklarım arttıkça her ne kadar zaman zaman zorlansamda yaşam keyifli bir hal almaya başladı..
Çevrem gittikçe büyüyor.
Artık çocukluktan çıktım,büyüdüm ve büyümeye devam ediyorum.Kendi başına sorumluluk sahibi olmayı öğrendim,emin adımlarla yürümeyi öğrendim hayatta aceleci davranmak hiç bir sonuca ulaştırmıyor bunu anladım.
Bazen hiç tanımadığın bir insanla yaptığın sohbet tanıdığın biri ile yaptığın sohbetten daha tatlı gelir...hiç tanımadığın biri ile aynı şeyleri konusmak,ya da aynı düşünceye sahip olmak ne verir insanın eline..
Huzur...
her zaman olmuyor ne yazık kii.
Çarkı başka yöne çevirelim:
bize verilen hedefler;amacımız bir isim için çalışmak bu çalışmanın sonunda kazancımızıda sağlamak,güzel bir yerde çalışıyorum yorucu bir iş belki ama eğlenceli..
bu iş sonu olan bir iş mi benim için hayır...
ilelebet burda olmak istemem;hayaller ve idealler...
hayallere ulaşmak zor olmasa gerek diye düşünüyorum,yani ulaşmak için bu işteyim ama bi birikim olmuyor ne yazık ki,gelen geldiği gibi gidiyor :))
hayalimdeki işi gerçekleştirdiğimde sıfırdan başlıcam,ezilicem,şuan ki işimden çok fazla yorulucam,ayaklarımda nasırlar olucak,gecem gündüzüme karışıcak,haklı olsam dahi haksız duruma düşücem belki çok çok çook fazla çalışıcam belki ama gerçekten zevk alarak sıkılmadan yapabileceğim bi işe sahip olucam ve sonundaki başarıyı hedeflemek beni daha da hırslandıracak.
Gordon Ramsey olmak yada Joel Robuchon olmak benim idealim,takdir edersiniz ki ne olmak istediğimde böylelikle ortaya çıkmış oluyor.
Evet ben aşçı olmayı hedefleyen aday adaylarından biriyim sadece,çok yazı okudum bu işle ilgili bütün hikayelerde kendımle eşleştirdiğim bazı kesitler var ama suan tek eksiğim bu işin eğitimini almamış olmam.bir insan hayatında ne için bu kadar ısrarcı olabilir..
Neden bu meslek diye düşünüyorum bazen.Türkiye'deki aşçılarımızın hemen hepsinin hikayesi var.Ya küçüklükten gelen bir alışkanlık ve bu alışkanlığı yeteneğe çevirmek yada baba mesleğidir onu devam ettirmek istemektir.Benim böyle bir hikayem yok tam bir yıl önce oluşan bir fikir sadece,büyük bir arzu ile istediğm bir iş bu gerçekten güzel planlarım var bu iş için ama öncelikler bunları hayata geçirebilmek için para kazanmalıyım..Türkiye'de bir Murat Bozok,Mehmet Gürs,Eyüp Kemal Sevinç ve daha bir çok profesyonel,başarılı isimler arasında yer almak en büyük ideallerimden biri çok uzak gibi görünsede inanıyorum ki bir gün gerçek olucak tüüm bunlar..
Ailem her ne kadar bu iş yapmamı istemesede hayatımda ilk kez beni başarıya götürücek bu zorlu yolu seçmek istemem ve sonrasında onlarında gururunu okşicak bundan eminim,bunun için çok yol var önümde şuan ben hiç bir şeyim bu işle ilgili,amacım en kısa sürede bu eğitimi almak ve kısa bir sürede istediğim başarıyı hedeflemek zor olduğunu söyleselerde,klişeleşmiş bir şey dicem belki ama zoru başarmak daha da güzel olur benim için..Neden bu meslek demiştim,her insanın kendini mutlu hissettiği,huzurlu kıldığı anlar vardır;işte benim için o an
mekan olarak mutfak,ders olarakta sihirli bir şeyler ortaya çıkarmak ve bunun sonucunda insanların yüzündeki tebessümü görebilmek,,,
Bir mutfak okuluna eğitim için görüşmeye gitmiştim mülakatla alıyorlar,görüşmeye gittim ama hiç ümidim yoktu sadece oranın havasını alır evime geri dönerim diye düşünüyordum ama olmadı...Cüneyt Gürbüzel çok fazla zorladı konuşmalarıyla demiştim o okula girmek o kadar kolay değildi,,
Bir saat boyunca konustuk okuldan bahsetti,şartları anlattı ve son olarak bana bir şey sordu:
''Bu mesleği neden bu kadar istiyorsun ?'' demişti.
Benim verdiğim cevap ise:
ömrümün sonuna kadar hiç sıkılmadan vakit geçirebileceğim tek yerdi mutfak.
ben mutfağa,mutfakta bana ait olmalı demiştim.
ve bu cevabın sonunda mülakatı başarı ile geçmiştim,bu noktaya gelebileceğimi düşünmezken mülakatı geçmiştim ama gel gelelim maddi yetersizlikler yüzünden o muhteşem yerden vazgeçmek zorunda kalmıştım,şansımı çok zorladım,babamla konustum ama on bir bin lira orta halli bir ailenin bütçesini çok fazla zorlardı...
hele de parayı bu kadar zor kazanırken,,
zorluktan kastım şu:
gerçekten çok zor bi kazanç,her işin zor bir yanı var biliyorum ama bu iş başka..
bizim oralarda bu işle insanlar geçimini sağlıyor..
mangal kömürü üretimi yapılıyor..çok zor şartlarda oluyor ne yazık ki..
bu yüzden babamın 1 yılda kazandığı parayı bir anda bana vermesını ıstemezdım,konustum bır umut belki olur diye zaman geçtikten sonra keşke dememek adına konustum ama cevap zaten beklediğim gibi olunca o muhteşem okuldan vazgeç zorunda kaldım.o okulu çok ıstedım hem çok güzel bir eğitim alıyorsunuz,hemde size uluslar arası geçerliliği olan bir diploma veriyorlar.bu okul hayallerımın ve ideallerimin bir başlangıcı olabilirdi ama kısmett..
Bir gün bişiler olucak buna inanıyorum..
Başarı ve şans benimle ol!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder