Kimdir bu dido's???
Nasıl anlatmalı nasıl tarif etmeli bu kişiliği bilemiyorum,ben bu zatı muhterem hanımefendiyi yaklaşık bir buçuk yıl oldu sanırım tanıyalı,herkesin başına gelmeyecek bi tanışma hikayemiz var kendisiyle,iki buçuk aydır da canlı canlı tanışığız...
ona doğru sürüklenme maceram Aşçı olma,isteğimle başladı...2009 ağustos ayı Şile'deki evimin balkonunda otururken bir anda dilimden şu üç kelime döküldü.''Aşçı Olmak İstiyorum''
peki nereden çıkmıştı bu böyle bilemiyorum,o gün itibariyle yoğun bir arayış içerisine girdim.nasıl olur neler yaparım,istihdam alanları nereler olur,araştırdım okudum durdum sürekli yeni bir şeyler buldum ama sonuca ulaşan bir durum olmamıştı ne yazık ki!!!
bu işin eğitimini veren okullar vardı,onları araştırdım tek tek!
MSA (Mutfak Sanatları Akademisi)
evet muhteşem bir okuldu burası,uluslar arası geçerliliği olan bir diploma takdim ediliyordu başarını sergilersen,evet bu okul muhteşem dedim peki bu okulu bu kadar muhteşem yapan neydi:
mutfak harika görünüyordu,ekipmanların hepsi sanki beni yanına çağırıyordu ve üst kata çıktığımda o mini sergi beni büyülemişti.Zihnimde kalan çevirmeli kek çırpma teli bizimde vardı çok severdim.onu görünce çocukluğum aklıma gelmişti...minikken güzel kekler yapardım...
okulda tur attıkça adeta büyülendim.görüşmeyi tamamladık mülakat başarı ile sonuçlandı.yani gözümdeki o ışık ortaya çıkmıştı Cüneyt Bey'in tabiriyle...her şey tamam
eee para para..
O kadar gözümü karartmışım ki olmayan parayı var edip gidicem okula.bu sefer endişelerim ve korkularım var işte o an itibariyle Dido's girdi hayatıma.Sordum soruşturdum hiç bir zaman beni geri çevirmedi önerileri tavsiyeleri oldu uygulamaya çalıştım.Rehberim olmuştu...
uzun bir süre facebooktan yazıştık,bir bağ kurduk artık artık sanaldan çıkıp reel hayata geçiş vaktiydi ikimiz içinde...
4.ağustos.2010 saat 17.15
Yer:Cihangir Meydan Kahve
Sıraselviler'den Cihangir'e doğru yürüyorum.uzaktan bir el sallanıyor bana doğru ama sadece el gözüküyor.Diyorum ki içimden nasılda tanıdı hemen gittim.heyecan dorukta bende..
Didem:Hoşgeldin Sevcan...
Ben:Hoşbuldum Didem hanım
diye karşılık veriyorum nasıl konuşacağımı nasıl davranacağımı bilememiştim konuşma ilerledikçe ben rahatladım.
Bir de yüz yüze konuştuk dinledi beni anlattım durdum..
O kadar gözümde ki ışığı görmüş öyle dedi o gün..
Ne ışıkmış arkadaş fener gibi parlıyor muşum da haberim yokmuş(:
DEVAMI GELİCEK...
ben yalnızlığımı doyurmak için burdayım.belki benım gibi dusunen bırılerı yazdıklarımı okur ümidiyle!!!
30 Ekim 2010 Cumartesi
25 Ekim 2010 Pazartesi
yeni şeyler
bakalım bugün yeni başlangıçlar için bir şeyler yaptım.
Başarı,şans ve sabır lütfen yanımdan ayrılmayın lütfen!!!
Başarı,şans ve sabır lütfen yanımdan ayrılmayın lütfen!!!
18 Ekim 2010 Pazartesi
çayın başkentinden avrupa kültür başkentine
eve yeni geldim,işden çıktım otobüse binmek üzereyken günlerdir süren festivale gıttık arkadasımda insalar çılgınlar gibi horon tepiyorlardı.sağım da solum da arkamda etrafımı çevreleyen bir sürü insan seli vardı herkes inanılmaz coşkuluydu ve bi görüntü beni inanılmaz büyüledi...
birbirini tanımayan bir sürü insan el ele vermiş bilen ile bilmeyen hep birlikte tempolu bir şekilde müziğe ayak uydurmaya çalışıyorlardı.dayanamayıp arkadaşımla beraber bizde girdik horona ben bilirim karadeniz oyunları inanılmaz mutluydum yanımda italyan bir bayanla horon teptim,düşünün ki dil,din,ırk hatta ülkeler ayrı yapılmadan herkes elele coşkuyu yaşıyorduk..
anlatarak bu duyguyu ne kadar yansıtabilirim kelimelere ama muhteşemdi muhteşem....
birbirini tanımayan bir sürü insan el ele vermiş bilen ile bilmeyen hep birlikte tempolu bir şekilde müziğe ayak uydurmaya çalışıyorlardı.dayanamayıp arkadaşımla beraber bizde girdik horona ben bilirim karadeniz oyunları inanılmaz mutluydum yanımda italyan bir bayanla horon teptim,düşünün ki dil,din,ırk hatta ülkeler ayrı yapılmadan herkes elele coşkuyu yaşıyorduk..
anlatarak bu duyguyu ne kadar yansıtabilirim kelimelere ama muhteşemdi muhteşem....
16 Ekim 2010 Cumartesi
uzun zaman olmuştu evde vakit geçirmeyeli,iyi geldi sanırım ama yalnız olmanın hiç iyi geldiği söylenemez.
biraz da olsa vücudum dinlenmeyi başarabildi bu gün,yorucu bir sektöre dalış yaptım gözümü karartarak bütün zorluklarının bilmeme rağmen ani ve yerli bir giriş oldu mu olmadı mı onu hala nihayete kavuşturamadım.nasıl sonuçlanır onu da bilemiyorum..
kahretsin ki böyle bir yerden başlamak zorunda kaldım...eğitimini alıp bu işe eğitimli bir şekilde girmem benim için daha hayırlı olacaktı ama ne yazık ki nedenler.. sebepler...
46 gün oldu bir burger&tost yapan bir yerde çalışıyorum.bunların hepsi 46 gündür benim elimden çıkıyor artık.ama ben çok sıkıldım bu şekilde hiç bir yere varamayacağımı bile bile niye hala buradayım niye işi öğrenmiyorum...
aklımın hiç bu kadar yoğun ve karmaşık bir anı olmamıştı...şuan buraya yazarken bile yanlış şeyler ifade etmekten korkuyorum..
sayın şef'in de dediği gibi bu yol uzun ve meşakkatli bir yol,,
peki ben bu yolda gerçekten yürümeye hazır mıyım??
yok işte kahretsin bunun ben de bir cevabı yok neden gönül rahatlığıyla cevap veremiyorum bilmiyorum...
hiç bir şey bilmiyorum ve öğrenemeyip bu yoldan dönmekten korkuyorum açıkçası istiyorum ki gerçek mutfağın havasını teneffüs edeyim.tencerelere,tavalara dokunayım evet bu bir sihir değil değneğimle dokunayım bütün istediklerim hoop önüme gelsin...
zor uzun bir yol,,
biliyorum yeni bir şeylerle uğraş içinde olsam bunlar benim bu şekilde düşünmeme neden olmayacak..
istiyorum yeniler eskisin daha yeni bilgiler öğreneyim...
şuan zihnimde ki şey tüm bu çektiğim sıkıntılar ailemden uzak oluşum,tek başına koca şehirde yalnız başına olan mücadeleme değecek mi bu işin sonu ya da bir son olacak mı??
ya da bir başlangıç...
şuna artık inanıyorum her ne zorluk olursa olsun,öğrendikten sonra yapamayacağım hiç bir şey yok,yeter ki öğreten birileri olsun ...
biraz da olsa vücudum dinlenmeyi başarabildi bu gün,yorucu bir sektöre dalış yaptım gözümü karartarak bütün zorluklarının bilmeme rağmen ani ve yerli bir giriş oldu mu olmadı mı onu hala nihayete kavuşturamadım.nasıl sonuçlanır onu da bilemiyorum..
kahretsin ki böyle bir yerden başlamak zorunda kaldım...eğitimini alıp bu işe eğitimli bir şekilde girmem benim için daha hayırlı olacaktı ama ne yazık ki nedenler.. sebepler...
46 gün oldu bir burger&tost yapan bir yerde çalışıyorum.bunların hepsi 46 gündür benim elimden çıkıyor artık.ama ben çok sıkıldım bu şekilde hiç bir yere varamayacağımı bile bile niye hala buradayım niye işi öğrenmiyorum...
aklımın hiç bu kadar yoğun ve karmaşık bir anı olmamıştı...şuan buraya yazarken bile yanlış şeyler ifade etmekten korkuyorum..
sayın şef'in de dediği gibi bu yol uzun ve meşakkatli bir yol,,
peki ben bu yolda gerçekten yürümeye hazır mıyım??
yok işte kahretsin bunun ben de bir cevabı yok neden gönül rahatlığıyla cevap veremiyorum bilmiyorum...
hiç bir şey bilmiyorum ve öğrenemeyip bu yoldan dönmekten korkuyorum açıkçası istiyorum ki gerçek mutfağın havasını teneffüs edeyim.tencerelere,tavalara dokunayım evet bu bir sihir değil değneğimle dokunayım bütün istediklerim hoop önüme gelsin...
zor uzun bir yol,,
biliyorum yeni bir şeylerle uğraş içinde olsam bunlar benim bu şekilde düşünmeme neden olmayacak..
istiyorum yeniler eskisin daha yeni bilgiler öğreneyim...
şuan zihnimde ki şey tüm bu çektiğim sıkıntılar ailemden uzak oluşum,tek başına koca şehirde yalnız başına olan mücadeleme değecek mi bu işin sonu ya da bir son olacak mı??
ya da bir başlangıç...
şuna artık inanıyorum her ne zorluk olursa olsun,öğrendikten sonra yapamayacağım hiç bir şey yok,yeter ki öğreten birileri olsun ...
15 Ekim 2010 Cuma
aynı,,aynı,,,
sıkıldım artık,yoruldum bişileri düşünmekten,,
acaba mı demekten,
ya da keşke mi demekten,
bir yol çizmeli ve o yolda ilerleme kararını bu aralar ciddi ciddi düşünmeli artık..
14 Ekim 2010 Perşembe
9 Ekim 2010 Cumartesi
Platonik!!!
insan ruh halini nasıl tanımlayabilir?
:Şu aralar gel-git lerle yaşıyorum ....
Ve olmayı isteyeceğim en son ki ruh hali,duygu halindeyim...Bilemiyorum işte ,,
Seviyorum ya da Aşığım hangisi onunda kesinliği olmayan bi ruh halindeyim işte...
sürekli onu düşünmek,,onun haberi yokken onu merak etmek nasıl bi durumdur bu istemiyorum böyle şeyler olsun bütün anatomimi bozuyor bu durum ya olsun ya olmasın..
ilan-ı aşk ....
ettim sonunda ama bi haber yok ve çıkmayacakta bunu bile bile yaptım işte artık yavaş yavaş nihayete erdirmek gerekiyor bu durumu...
kendime ediyorum çünkü..
Varım ama görmezden geliniyorum.ilan- aşk ettim karşılıksız bırakılıyorum nasıl bir işdir bu bilemedim..
ama bilinen bir gerçek aklım kalbim çok yoruldu ...ve bu sessizlik artık bıraksın yakamı ve bitsin.
Bitecek mi ???
BİTTİ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)