ben yalnızlığımı doyurmak için burdayım.belki benım gibi dusunen bırılerı yazdıklarımı okur ümidiyle!!!
29 Aralık 2010 Çarşamba
SEN
Daha önce hiç olmayan şeyler oluyor hayatımda,aşık oluyorum galiba,özlüyorum onu ... belli ki o da beni özlüyor aramadan edemiyor,su an basım o kadar çok dönüyor ki harfleri zor görüyorum.aklımı kaybetmiş değilim henüz.tüm bunların sebebi alkol...........
19 Aralık 2010 Pazar
KITCHENETTE
Kıtchenette 4.günümü geride bıraktım.alışıyorum yavaş yavaş 22 erkeğin arasında olmanın garipliği var hala ama alışıyorum hepsi iyi insanlar...ama çok fazla muhabbete girmiyorum istemıyorum daha doğrusu,yani gerekte yok sanırım
işimi öğrenmeye çalışıyorum sadece,her yöreden insan var o mutfakta farklı farklı hikayeler,,kimi öyle konuşuyor kimi böyle,,
kürdü,lazı,türk'ü,boşnak' hepsi bir çatı altında ve çok güzel anlaşıyorlar,,,kimisi işini severek şevkle yapıyor kimisi zora ki..ama an nihayetinde siparişler tam zamanında müşterilerle buluşuyorlar..
Talat ve Doğan şeflerim var bide onlarda gayet iyi,Doğan şef biraz daha yırtık tabiri caizse ve bu durum benım çok hoşuma gidiyor nedense,şimdilik bunlar yeterli..
Mutfakla ilgili yazıcak çok şeyim olucak!!
Uyumalıyım :(
işimi öğrenmeye çalışıyorum sadece,her yöreden insan var o mutfakta farklı farklı hikayeler,,kimi öyle konuşuyor kimi böyle,,
kürdü,lazı,türk'ü,boşnak' hepsi bir çatı altında ve çok güzel anlaşıyorlar,,,kimisi işini severek şevkle yapıyor kimisi zora ki..ama an nihayetinde siparişler tam zamanında müşterilerle buluşuyorlar..
Talat ve Doğan şeflerim var bide onlarda gayet iyi,Doğan şef biraz daha yırtık tabiri caizse ve bu durum benım çok hoşuma gidiyor nedense,şimdilik bunlar yeterli..
Mutfakla ilgili yazıcak çok şeyim olucak!!
Uyumalıyım :(
15 Aralık 2010 Çarşamba
YENİ BİR DÖNEM
İnzivaya çekilmiştim tam 1 ay önce,doldu geri dönüyorum yeni bir mekan,yeni hayatlar,yorucu ve tempolu iş günleri yarın başlıyor...
Nelerle karşılaşırım bunu bilemiyorum ama diliyorum ki her zaman iyiler benimle olsun.Her şey yolunda gidiyor peki içimdeki bu tatsızlık nedir?
Garip bir his bu biliyorum ilk iş günü sıkıntısı bunu bir türlü aşamıyorum işte...
Uyumayı deniyorum 1 gr uyku yok gözümde..
yine aynı temenniler lütfen allahım iyi insanlar çıksın karşıma,,
Sabır,Başarı,Azim,Zaman ........
Nelerle karşılaşırım bunu bilemiyorum ama diliyorum ki her zaman iyiler benimle olsun.Her şey yolunda gidiyor peki içimdeki bu tatsızlık nedir?
Garip bir his bu biliyorum ilk iş günü sıkıntısı bunu bir türlü aşamıyorum işte...
Uyumayı deniyorum 1 gr uyku yok gözümde..
yine aynı temenniler lütfen allahım iyi insanlar çıksın karşıma,,
Sabır,Başarı,Azim,Zaman ........
2 Aralık 2010 Perşembe
özel günler!!
ayın ilk yazısı onlar için gelsin,bugün çok değer verdiğim iki arkadaşımın dünyaya geldiği gün,
birini 6 aydır,diğerini ise 4 aydır tanıyorum bu kadar kısa sürede çok sıkı bir bağ oluştu aramızda..iyi ki doğmuş ve iyi ki tanımışız birbirimizi..
onları çok seviyorum ..
sema ve burçin iyi ki varsınız...
birini 6 aydır,diğerini ise 4 aydır tanıyorum bu kadar kısa sürede çok sıkı bir bağ oluştu aramızda..iyi ki doğmuş ve iyi ki tanımışız birbirimizi..
onları çok seviyorum ..
sema ve burçin iyi ki varsınız...
27 Kasım 2010 Cumartesi
son yazı !!!
Onunla ilgili son yazım artık bu!!!
İçime sığmadıkca seni hep buraya anlattım,anlatacak pek bir şey kalmadı sanırım,
ve son yazı ile seni hayatımdan çıkarma vakti.Çok şey anlattım hepsi birbirine benzer şeylerdi ama senin sessiz kalışların hiç iyi olmadı benim için sen bu duruma inanmıyor ve benim böyle şeyler hissetmeme sebep olmadığını söylüyorsun..
Yanıldın..
Benliğim böyle şeylere alışık değil kendime olan gururumu daha fazla yerlere indirmemek adına allhımdan sadece tek bir şey istiyorum seni bana unuttursun..
seviyorum ama böyle olmasın..
Benliğim böyle şeylere alışık değil kendime olan gururumu daha fazla yerlere indirmemek adına allhımdan sadece tek bir şey istiyorum seni bana unuttursun..
seviyorum ama böyle olmasın..
unutma vakti...
23 Kasım 2010 Salı
zaman gerçekten de her şeyin ilacı mıdır??
yatağıma yattım bir sağıma bir soluma döndüm durdum.Niye ise bu gece uyuyamıyorum ve çok zorladım uyuyabilmek için ama uykusuzluk galip geldi ve kalktım oturdum senin başına..
iki gündür derin düşünceler içindeyim ben artık boş durmamaya alışmışım zaman zaman isyanda etsem çalışmak kanıma işlemiş neredeyse 1 aydır boş gezenin boş kalfası oldum gitti.artık çalışma vakti ama orta da bir iş yok henüz hayallerimi gerçekleştirmek için bir adım attım galiba ama bu yeterli bir sonuç olmadı malesef.ya şimdi ne olacak bir bilen varsa bana da söylesin ve şu zihnimdeki bulanıklık berraklaşsın artık.
Sevcan ne yapacak düşünüp duruyor bu aralar.kariyer bunun oluşabilmesi için para,paranın gelmesi için yoğun iş gücü.
Neyim ben taşı sıksam suyunu çıkaracak olanlardan mı?
bilmiyorum bazen şansımı fazlamı zorluyorum..şu aralar dil öğrenmek için yurt dışına gitmeyi fena halde kafama takmış durumdayım sermayem olsa yarın yola çıkacak kıvamdayım.ama yine karşımdaki tek engel para para para....
hedefim 1 yıl çok sıkı bir şekilde harcamalarımı kısarak yoğun bir şekilde çalışıp para biriktirmek bu hangi iş olursa artık.Ve bu bir yılın sonunda yani seneye bu zamanlarda ABD yada İngiltere için valizimi hazırlıyor olmam olacak...
Ama tüm bunların öncesinde getirisi yüksek olacak bir iş gerek,eski işime dönmek istemem uygun mudur acaba bu birikimi elde etmek için,sonuç olarak orada ne kadar kazanacağımı elde etmek birazcık da benim elimde ne kadar satış o kadar kazanç demek,yada hayalini kurduğum meslekte iyi şartlarda çalışma olanağım olursa oradan devam etmek bilemiyorum hangisi benim için daha yararlı ve sağlıklı olur ki ....
Zihnimin bu karmaşıklıktan bir önce çıkması gerek ve acilen para biriktirmesi gerek...
zaman zaman çözülmesi ne zor bir ilaçmışsın sen öyle...
iki gündür derin düşünceler içindeyim ben artık boş durmamaya alışmışım zaman zaman isyanda etsem çalışmak kanıma işlemiş neredeyse 1 aydır boş gezenin boş kalfası oldum gitti.artık çalışma vakti ama orta da bir iş yok henüz hayallerimi gerçekleştirmek için bir adım attım galiba ama bu yeterli bir sonuç olmadı malesef.ya şimdi ne olacak bir bilen varsa bana da söylesin ve şu zihnimdeki bulanıklık berraklaşsın artık.
Sevcan ne yapacak düşünüp duruyor bu aralar.kariyer bunun oluşabilmesi için para,paranın gelmesi için yoğun iş gücü.
Neyim ben taşı sıksam suyunu çıkaracak olanlardan mı?
bilmiyorum bazen şansımı fazlamı zorluyorum..şu aralar dil öğrenmek için yurt dışına gitmeyi fena halde kafama takmış durumdayım sermayem olsa yarın yola çıkacak kıvamdayım.ama yine karşımdaki tek engel para para para....
hedefim 1 yıl çok sıkı bir şekilde harcamalarımı kısarak yoğun bir şekilde çalışıp para biriktirmek bu hangi iş olursa artık.Ve bu bir yılın sonunda yani seneye bu zamanlarda ABD yada İngiltere için valizimi hazırlıyor olmam olacak...
Ama tüm bunların öncesinde getirisi yüksek olacak bir iş gerek,eski işime dönmek istemem uygun mudur acaba bu birikimi elde etmek için,sonuç olarak orada ne kadar kazanacağımı elde etmek birazcık da benim elimde ne kadar satış o kadar kazanç demek,yada hayalini kurduğum meslekte iyi şartlarda çalışma olanağım olursa oradan devam etmek bilemiyorum hangisi benim için daha yararlı ve sağlıklı olur ki ....
Zihnimin bu karmaşıklıktan bir önce çıkması gerek ve acilen para biriktirmesi gerek...
zaman zaman çözülmesi ne zor bir ilaçmışsın sen öyle...
12 Kasım 2010 Cuma
yine Sen !!!
Dün bu saatlerde onunla buluşmanın hazırlığı içindeydim.Ve vakit geldi yanına gitmek için yola çıktım vapurla Beşiktaş'a geçtim.Bir buçuk yılın ardından gelen ilk buluşma nihayet gerçekleşiyordu.
Saat 13:10 ben Beşiktaş iskeledeyim.Karşıdan bir el uzandı ve gittim yanına oturduk sohbet muhabbet ilerliyor daha çok onu dinledim,ben çok fazla konuşmadım.Ve ortamın sessiz kalmaması adına sürekli konuşuyordu bıcır bıcır canım benim ya..
Sen iyi birisin...
Bana sürekli konuş konuş diyordu ne konuşmalıydım bilmiyordum.çünkü konuşacaklarımın hepsini yazmıştım,duymak mı istiyordu bilmiyorum ama ben artık tükendim gerçekten hiç kimse için bu ruh haline girmemiştim.Karşında iken hem seni dinleyip hemde aklımdan geçenlerin beynimi kemirmesine müsade ediyordum.Bir daha mı anlatmalı mıydım sana tüm hissettiklerimi,anlatsaydım boşa mı nefes tüketmiş olacaktım yine bilemiyorum..bunu düşünmek istemiyorum yine...
Seni anlamak istiyorum biraz bana yardımcı olsan bu konuda ne iyi olur ama bunu isteyemem senden,sen yapmalısın sanırım bunu zorlamak yok,konuşmak yok,,zaman zaman zaman.....
Neyse çok uzatmayayım yine...
Dün harika bir gün geçirdim bunun için çok teşekkür ederim sana..
M.U
Saat 13:10 ben Beşiktaş iskeledeyim.Karşıdan bir el uzandı ve gittim yanına oturduk sohbet muhabbet ilerliyor daha çok onu dinledim,ben çok fazla konuşmadım.Ve ortamın sessiz kalmaması adına sürekli konuşuyordu bıcır bıcır canım benim ya..
Sen iyi birisin...
Bana sürekli konuş konuş diyordu ne konuşmalıydım bilmiyordum.çünkü konuşacaklarımın hepsini yazmıştım,duymak mı istiyordu bilmiyorum ama ben artık tükendim gerçekten hiç kimse için bu ruh haline girmemiştim.Karşında iken hem seni dinleyip hemde aklımdan geçenlerin beynimi kemirmesine müsade ediyordum.Bir daha mı anlatmalı mıydım sana tüm hissettiklerimi,anlatsaydım boşa mı nefes tüketmiş olacaktım yine bilemiyorum..bunu düşünmek istemiyorum yine...
Seni anlamak istiyorum biraz bana yardımcı olsan bu konuda ne iyi olur ama bunu isteyemem senden,sen yapmalısın sanırım bunu zorlamak yok,konuşmak yok,,zaman zaman zaman.....
Neyse çok uzatmayayım yine...
Dün harika bir gün geçirdim bunun için çok teşekkür ederim sana..
M.U
7 Kasım 2010 Pazar
O!!!
Sessizlik bu gece bozuldu...
Üzücü bir cevapla...
Tam 1.5 ay önce birine ilan-aşk etmiştim,Bunun çılgınlık olduğunu bile bile,yapmayı isteyipte yapmadığım hiç bir şey olmadı bu zamana kadar...Bu da onlardan biriydi sadece...
Sessizliğini ben bozdurdum yine,,
niye bu kadar ısrarcı oldum bu konuda,belki gözünde küçüldüm yada benim hakkımda ne düşündü bilmiyorum ve hiç bir zamanda öğrenemeyeceğim bunu biliyorum.
Az önce ona şöyle bir mesaj çektim:
-Keşke bir şeyler söylicek cesaretin olsaydı...
Cevap gelmez ümidiyle çekmiştim ama,cevap gecikmedi.
Kusura bakma ya cesaret meselesi değil.sadece zamansız bir mesajdı.
Dedem vefat etti..
dedi.ve yıkıldım o an haksızlık etmiştim çünkü ona bu 1.5 ay içinde saçma şeyler düşündüm...
galiba esas süreç şimdi başladı ..
30 Ekim 2010 Cumartesi
DİDO'S
Kimdir bu dido's???
Nasıl anlatmalı nasıl tarif etmeli bu kişiliği bilemiyorum,ben bu zatı muhterem hanımefendiyi yaklaşık bir buçuk yıl oldu sanırım tanıyalı,herkesin başına gelmeyecek bi tanışma hikayemiz var kendisiyle,iki buçuk aydır da canlı canlı tanışığız...
ona doğru sürüklenme maceram Aşçı olma,isteğimle başladı...2009 ağustos ayı Şile'deki evimin balkonunda otururken bir anda dilimden şu üç kelime döküldü.''Aşçı Olmak İstiyorum''
peki nereden çıkmıştı bu böyle bilemiyorum,o gün itibariyle yoğun bir arayış içerisine girdim.nasıl olur neler yaparım,istihdam alanları nereler olur,araştırdım okudum durdum sürekli yeni bir şeyler buldum ama sonuca ulaşan bir durum olmamıştı ne yazık ki!!!
bu işin eğitimini veren okullar vardı,onları araştırdım tek tek!
MSA (Mutfak Sanatları Akademisi)
evet muhteşem bir okuldu burası,uluslar arası geçerliliği olan bir diploma takdim ediliyordu başarını sergilersen,evet bu okul muhteşem dedim peki bu okulu bu kadar muhteşem yapan neydi:
mutfak harika görünüyordu,ekipmanların hepsi sanki beni yanına çağırıyordu ve üst kata çıktığımda o mini sergi beni büyülemişti.Zihnimde kalan çevirmeli kek çırpma teli bizimde vardı çok severdim.onu görünce çocukluğum aklıma gelmişti...minikken güzel kekler yapardım...
okulda tur attıkça adeta büyülendim.görüşmeyi tamamladık mülakat başarı ile sonuçlandı.yani gözümdeki o ışık ortaya çıkmıştı Cüneyt Bey'in tabiriyle...her şey tamam
eee para para..
O kadar gözümü karartmışım ki olmayan parayı var edip gidicem okula.bu sefer endişelerim ve korkularım var işte o an itibariyle Dido's girdi hayatıma.Sordum soruşturdum hiç bir zaman beni geri çevirmedi önerileri tavsiyeleri oldu uygulamaya çalıştım.Rehberim olmuştu...
uzun bir süre facebooktan yazıştık,bir bağ kurduk artık artık sanaldan çıkıp reel hayata geçiş vaktiydi ikimiz içinde...
4.ağustos.2010 saat 17.15
Yer:Cihangir Meydan Kahve
Sıraselviler'den Cihangir'e doğru yürüyorum.uzaktan bir el sallanıyor bana doğru ama sadece el gözüküyor.Diyorum ki içimden nasılda tanıdı hemen gittim.heyecan dorukta bende..
Didem:Hoşgeldin Sevcan...
Ben:Hoşbuldum Didem hanım
diye karşılık veriyorum nasıl konuşacağımı nasıl davranacağımı bilememiştim konuşma ilerledikçe ben rahatladım.
Bir de yüz yüze konuştuk dinledi beni anlattım durdum..
O kadar gözümde ki ışığı görmüş öyle dedi o gün..
Ne ışıkmış arkadaş fener gibi parlıyor muşum da haberim yokmuş(:
DEVAMI GELİCEK...
Nasıl anlatmalı nasıl tarif etmeli bu kişiliği bilemiyorum,ben bu zatı muhterem hanımefendiyi yaklaşık bir buçuk yıl oldu sanırım tanıyalı,herkesin başına gelmeyecek bi tanışma hikayemiz var kendisiyle,iki buçuk aydır da canlı canlı tanışığız...
ona doğru sürüklenme maceram Aşçı olma,isteğimle başladı...2009 ağustos ayı Şile'deki evimin balkonunda otururken bir anda dilimden şu üç kelime döküldü.''Aşçı Olmak İstiyorum''
peki nereden çıkmıştı bu böyle bilemiyorum,o gün itibariyle yoğun bir arayış içerisine girdim.nasıl olur neler yaparım,istihdam alanları nereler olur,araştırdım okudum durdum sürekli yeni bir şeyler buldum ama sonuca ulaşan bir durum olmamıştı ne yazık ki!!!
bu işin eğitimini veren okullar vardı,onları araştırdım tek tek!
MSA (Mutfak Sanatları Akademisi)
evet muhteşem bir okuldu burası,uluslar arası geçerliliği olan bir diploma takdim ediliyordu başarını sergilersen,evet bu okul muhteşem dedim peki bu okulu bu kadar muhteşem yapan neydi:
mutfak harika görünüyordu,ekipmanların hepsi sanki beni yanına çağırıyordu ve üst kata çıktığımda o mini sergi beni büyülemişti.Zihnimde kalan çevirmeli kek çırpma teli bizimde vardı çok severdim.onu görünce çocukluğum aklıma gelmişti...minikken güzel kekler yapardım...
okulda tur attıkça adeta büyülendim.görüşmeyi tamamladık mülakat başarı ile sonuçlandı.yani gözümdeki o ışık ortaya çıkmıştı Cüneyt Bey'in tabiriyle...her şey tamam
eee para para..
O kadar gözümü karartmışım ki olmayan parayı var edip gidicem okula.bu sefer endişelerim ve korkularım var işte o an itibariyle Dido's girdi hayatıma.Sordum soruşturdum hiç bir zaman beni geri çevirmedi önerileri tavsiyeleri oldu uygulamaya çalıştım.Rehberim olmuştu...
uzun bir süre facebooktan yazıştık,bir bağ kurduk artık artık sanaldan çıkıp reel hayata geçiş vaktiydi ikimiz içinde...
4.ağustos.2010 saat 17.15
Yer:Cihangir Meydan Kahve
Sıraselviler'den Cihangir'e doğru yürüyorum.uzaktan bir el sallanıyor bana doğru ama sadece el gözüküyor.Diyorum ki içimden nasılda tanıdı hemen gittim.heyecan dorukta bende..
Didem:Hoşgeldin Sevcan...
Ben:Hoşbuldum Didem hanım
diye karşılık veriyorum nasıl konuşacağımı nasıl davranacağımı bilememiştim konuşma ilerledikçe ben rahatladım.
Bir de yüz yüze konuştuk dinledi beni anlattım durdum..
O kadar gözümde ki ışığı görmüş öyle dedi o gün..
Ne ışıkmış arkadaş fener gibi parlıyor muşum da haberim yokmuş(:
DEVAMI GELİCEK...
25 Ekim 2010 Pazartesi
yeni şeyler
bakalım bugün yeni başlangıçlar için bir şeyler yaptım.
Başarı,şans ve sabır lütfen yanımdan ayrılmayın lütfen!!!
Başarı,şans ve sabır lütfen yanımdan ayrılmayın lütfen!!!
18 Ekim 2010 Pazartesi
çayın başkentinden avrupa kültür başkentine
eve yeni geldim,işden çıktım otobüse binmek üzereyken günlerdir süren festivale gıttık arkadasımda insalar çılgınlar gibi horon tepiyorlardı.sağım da solum da arkamda etrafımı çevreleyen bir sürü insan seli vardı herkes inanılmaz coşkuluydu ve bi görüntü beni inanılmaz büyüledi...
birbirini tanımayan bir sürü insan el ele vermiş bilen ile bilmeyen hep birlikte tempolu bir şekilde müziğe ayak uydurmaya çalışıyorlardı.dayanamayıp arkadaşımla beraber bizde girdik horona ben bilirim karadeniz oyunları inanılmaz mutluydum yanımda italyan bir bayanla horon teptim,düşünün ki dil,din,ırk hatta ülkeler ayrı yapılmadan herkes elele coşkuyu yaşıyorduk..
anlatarak bu duyguyu ne kadar yansıtabilirim kelimelere ama muhteşemdi muhteşem....
birbirini tanımayan bir sürü insan el ele vermiş bilen ile bilmeyen hep birlikte tempolu bir şekilde müziğe ayak uydurmaya çalışıyorlardı.dayanamayıp arkadaşımla beraber bizde girdik horona ben bilirim karadeniz oyunları inanılmaz mutluydum yanımda italyan bir bayanla horon teptim,düşünün ki dil,din,ırk hatta ülkeler ayrı yapılmadan herkes elele coşkuyu yaşıyorduk..
anlatarak bu duyguyu ne kadar yansıtabilirim kelimelere ama muhteşemdi muhteşem....
16 Ekim 2010 Cumartesi
uzun zaman olmuştu evde vakit geçirmeyeli,iyi geldi sanırım ama yalnız olmanın hiç iyi geldiği söylenemez.
biraz da olsa vücudum dinlenmeyi başarabildi bu gün,yorucu bir sektöre dalış yaptım gözümü karartarak bütün zorluklarının bilmeme rağmen ani ve yerli bir giriş oldu mu olmadı mı onu hala nihayete kavuşturamadım.nasıl sonuçlanır onu da bilemiyorum..
kahretsin ki böyle bir yerden başlamak zorunda kaldım...eğitimini alıp bu işe eğitimli bir şekilde girmem benim için daha hayırlı olacaktı ama ne yazık ki nedenler.. sebepler...
46 gün oldu bir burger&tost yapan bir yerde çalışıyorum.bunların hepsi 46 gündür benim elimden çıkıyor artık.ama ben çok sıkıldım bu şekilde hiç bir yere varamayacağımı bile bile niye hala buradayım niye işi öğrenmiyorum...
aklımın hiç bu kadar yoğun ve karmaşık bir anı olmamıştı...şuan buraya yazarken bile yanlış şeyler ifade etmekten korkuyorum..
sayın şef'in de dediği gibi bu yol uzun ve meşakkatli bir yol,,
peki ben bu yolda gerçekten yürümeye hazır mıyım??
yok işte kahretsin bunun ben de bir cevabı yok neden gönül rahatlığıyla cevap veremiyorum bilmiyorum...
hiç bir şey bilmiyorum ve öğrenemeyip bu yoldan dönmekten korkuyorum açıkçası istiyorum ki gerçek mutfağın havasını teneffüs edeyim.tencerelere,tavalara dokunayım evet bu bir sihir değil değneğimle dokunayım bütün istediklerim hoop önüme gelsin...
zor uzun bir yol,,
biliyorum yeni bir şeylerle uğraş içinde olsam bunlar benim bu şekilde düşünmeme neden olmayacak..
istiyorum yeniler eskisin daha yeni bilgiler öğreneyim...
şuan zihnimde ki şey tüm bu çektiğim sıkıntılar ailemden uzak oluşum,tek başına koca şehirde yalnız başına olan mücadeleme değecek mi bu işin sonu ya da bir son olacak mı??
ya da bir başlangıç...
şuna artık inanıyorum her ne zorluk olursa olsun,öğrendikten sonra yapamayacağım hiç bir şey yok,yeter ki öğreten birileri olsun ...
biraz da olsa vücudum dinlenmeyi başarabildi bu gün,yorucu bir sektöre dalış yaptım gözümü karartarak bütün zorluklarının bilmeme rağmen ani ve yerli bir giriş oldu mu olmadı mı onu hala nihayete kavuşturamadım.nasıl sonuçlanır onu da bilemiyorum..
kahretsin ki böyle bir yerden başlamak zorunda kaldım...eğitimini alıp bu işe eğitimli bir şekilde girmem benim için daha hayırlı olacaktı ama ne yazık ki nedenler.. sebepler...
46 gün oldu bir burger&tost yapan bir yerde çalışıyorum.bunların hepsi 46 gündür benim elimden çıkıyor artık.ama ben çok sıkıldım bu şekilde hiç bir yere varamayacağımı bile bile niye hala buradayım niye işi öğrenmiyorum...
aklımın hiç bu kadar yoğun ve karmaşık bir anı olmamıştı...şuan buraya yazarken bile yanlış şeyler ifade etmekten korkuyorum..
sayın şef'in de dediği gibi bu yol uzun ve meşakkatli bir yol,,
peki ben bu yolda gerçekten yürümeye hazır mıyım??
yok işte kahretsin bunun ben de bir cevabı yok neden gönül rahatlığıyla cevap veremiyorum bilmiyorum...
hiç bir şey bilmiyorum ve öğrenemeyip bu yoldan dönmekten korkuyorum açıkçası istiyorum ki gerçek mutfağın havasını teneffüs edeyim.tencerelere,tavalara dokunayım evet bu bir sihir değil değneğimle dokunayım bütün istediklerim hoop önüme gelsin...
zor uzun bir yol,,
biliyorum yeni bir şeylerle uğraş içinde olsam bunlar benim bu şekilde düşünmeme neden olmayacak..
istiyorum yeniler eskisin daha yeni bilgiler öğreneyim...
şuan zihnimde ki şey tüm bu çektiğim sıkıntılar ailemden uzak oluşum,tek başına koca şehirde yalnız başına olan mücadeleme değecek mi bu işin sonu ya da bir son olacak mı??
ya da bir başlangıç...
şuna artık inanıyorum her ne zorluk olursa olsun,öğrendikten sonra yapamayacağım hiç bir şey yok,yeter ki öğreten birileri olsun ...
15 Ekim 2010 Cuma
aynı,,aynı,,,
sıkıldım artık,yoruldum bişileri düşünmekten,,
acaba mı demekten,
ya da keşke mi demekten,
bir yol çizmeli ve o yolda ilerleme kararını bu aralar ciddi ciddi düşünmeli artık..
14 Ekim 2010 Perşembe
9 Ekim 2010 Cumartesi
Platonik!!!
insan ruh halini nasıl tanımlayabilir?
:Şu aralar gel-git lerle yaşıyorum ....
Ve olmayı isteyeceğim en son ki ruh hali,duygu halindeyim...Bilemiyorum işte ,,
Seviyorum ya da Aşığım hangisi onunda kesinliği olmayan bi ruh halindeyim işte...
sürekli onu düşünmek,,onun haberi yokken onu merak etmek nasıl bi durumdur bu istemiyorum böyle şeyler olsun bütün anatomimi bozuyor bu durum ya olsun ya olmasın..
ilan-ı aşk ....
ettim sonunda ama bi haber yok ve çıkmayacakta bunu bile bile yaptım işte artık yavaş yavaş nihayete erdirmek gerekiyor bu durumu...
kendime ediyorum çünkü..
Varım ama görmezden geliniyorum.ilan- aşk ettim karşılıksız bırakılıyorum nasıl bir işdir bu bilemedim..
ama bilinen bir gerçek aklım kalbim çok yoruldu ...ve bu sessizlik artık bıraksın yakamı ve bitsin.
Bitecek mi ???
BİTTİ...
20 Eylül 2010 Pazartesi
Para Kazanmak !!!
1 yıl içinde tam 3 iş de çalıştım,yani 3. işime hala devam ediyorum,umarım bırakmak zorunda kalmam.
kendimi geçindirecek kadar kazandım hep isterim daha fazla kazanmayı kazanabilmeyi ama henüz değil sanırım.biraz zaman biraz azim ve en önemlisi sabır,,yanında inanç tabi ki de.
Bugün babamla konuştum :
Nasılsın kızım nasıl gidiyor işlerin diye şöyle bir halimi hatırımı sordu.Sağ olsun,
büyükbabam da telefonun öbür ucundan seslendi bırak kızım gel yanımıza babanız var o size bakar bende büyükbabama cevap niteliğinde şöyle bir cevap verdim :
--babam varken babam bakacak ya sonra o yokken kim bakacak dedim..
babamda yaaa dedii uff şuan hep beraberken ileride daha iyi bir yaşam elde edebilmek için 1 değil 1den fazla kişinin çalışması gerek sanırım.
yaptığım iş çok zor zamanı olmayan bir iş ama mecburum işte ne yapayım !!!
ileride huzurla geçirmek istediğim hayatım için çalışmam gerek...
hızlı bir atılım oldu belki ama
çok çalışmalı çok kazanmalıyım ....
19 Eylül 2010 Pazar
mavili günlere özlem :(
bu özlem sadece arkadaşlarıma duyduğum özlem kısa bi dönem geçirdim belki ama çok güzel zamanlardı,,yapmadığımız hiç bir şey kalmamıştı,,,
çok özledim onları ..
onlar mı onlar kim mi??
:
Sema,Burçin Hanımcım (hala alışamadım sana burçin demeye;)),Yiğit,melek hatta Erdinç Bey'i bile güzeldi her şeye rağmen,,yazacak çok şey var hepsi zamanla yerini alacak bu arada..
Yavaş yavaş,,,
8 Temmuz 2010 Perşembe
HAYATIN İÇİNDEN
Hayatın içinden dedim,
çünkü yaşamanın nefes alabilmenin ne kadar özel ve güzel bir şey olabildiğinin farkına varmaya başladım.Niye böyle bir cümle kurdum büyüdükçe,sorumluluklarım arttıkça her ne kadar zaman zaman zorlansamda yaşam keyifli bir hal almaya başladı..
Çevrem gittikçe büyüyor.
Artık çocukluktan çıktım,büyüdüm ve büyümeye devam ediyorum.Kendi başına sorumluluk sahibi olmayı öğrendim,emin adımlarla yürümeyi öğrendim hayatta aceleci davranmak hiç bir sonuca ulaştırmıyor bunu anladım.
Bazen hiç tanımadığın bir insanla yaptığın sohbet tanıdığın biri ile yaptığın sohbetten daha tatlı gelir...hiç tanımadığın biri ile aynı şeyleri konusmak,ya da aynı düşünceye sahip olmak ne verir insanın eline..
Huzur...
her zaman olmuyor ne yazık kii.
Çarkı başka yöne çevirelim:
bize verilen hedefler;amacımız bir isim için çalışmak bu çalışmanın sonunda kazancımızıda sağlamak,güzel bir yerde çalışıyorum yorucu bir iş belki ama eğlenceli..
bu iş sonu olan bir iş mi benim için hayır...
ilelebet burda olmak istemem;hayaller ve idealler...
hayallere ulaşmak zor olmasa gerek diye düşünüyorum,yani ulaşmak için bu işteyim ama bi birikim olmuyor ne yazık ki,gelen geldiği gibi gidiyor :))
hayalimdeki işi gerçekleştirdiğimde sıfırdan başlıcam,ezilicem,şuan ki işimden çok fazla yorulucam,ayaklarımda nasırlar olucak,gecem gündüzüme karışıcak,haklı olsam dahi haksız duruma düşücem belki çok çok çook fazla çalışıcam belki ama gerçekten zevk alarak sıkılmadan yapabileceğim bi işe sahip olucam ve sonundaki başarıyı hedeflemek beni daha da hırslandıracak.
Gordon Ramsey olmak yada Joel Robuchon olmak benim idealim,takdir edersiniz ki ne olmak istediğimde böylelikle ortaya çıkmış oluyor.
Evet ben aşçı olmayı hedefleyen aday adaylarından biriyim sadece,çok yazı okudum bu işle ilgili bütün hikayelerde kendımle eşleştirdiğim bazı kesitler var ama suan tek eksiğim bu işin eğitimini almamış olmam.bir insan hayatında ne için bu kadar ısrarcı olabilir..
Neden bu meslek diye düşünüyorum bazen.Türkiye'deki aşçılarımızın hemen hepsinin hikayesi var.Ya küçüklükten gelen bir alışkanlık ve bu alışkanlığı yeteneğe çevirmek yada baba mesleğidir onu devam ettirmek istemektir.Benim böyle bir hikayem yok tam bir yıl önce oluşan bir fikir sadece,büyük bir arzu ile istediğm bir iş bu gerçekten güzel planlarım var bu iş için ama öncelikler bunları hayata geçirebilmek için para kazanmalıyım..Türkiye'de bir Murat Bozok,Mehmet Gürs,Eyüp Kemal Sevinç ve daha bir çok profesyonel,başarılı isimler arasında yer almak en büyük ideallerimden biri çok uzak gibi görünsede inanıyorum ki bir gün gerçek olucak tüüm bunlar..
Ailem her ne kadar bu iş yapmamı istemesede hayatımda ilk kez beni başarıya götürücek bu zorlu yolu seçmek istemem ve sonrasında onlarında gururunu okşicak bundan eminim,bunun için çok yol var önümde şuan ben hiç bir şeyim bu işle ilgili,amacım en kısa sürede bu eğitimi almak ve kısa bir sürede istediğim başarıyı hedeflemek zor olduğunu söyleselerde,klişeleşmiş bir şey dicem belki ama zoru başarmak daha da güzel olur benim için..Neden bu meslek demiştim,her insanın kendini mutlu hissettiği,huzurlu kıldığı anlar vardır;işte benim için o an
mekan olarak mutfak,ders olarakta sihirli bir şeyler ortaya çıkarmak ve bunun sonucunda insanların yüzündeki tebessümü görebilmek,,,
Bir mutfak okuluna eğitim için görüşmeye gitmiştim mülakatla alıyorlar,görüşmeye gittim ama hiç ümidim yoktu sadece oranın havasını alır evime geri dönerim diye düşünüyordum ama olmadı...Cüneyt Gürbüzel çok fazla zorladı konuşmalarıyla demiştim o okula girmek o kadar kolay değildi,,
Bir saat boyunca konustuk okuldan bahsetti,şartları anlattı ve son olarak bana bir şey sordu:
''Bu mesleği neden bu kadar istiyorsun ?'' demişti.
Benim verdiğim cevap ise:
ömrümün sonuna kadar hiç sıkılmadan vakit geçirebileceğim tek yerdi mutfak.
ben mutfağa,mutfakta bana ait olmalı demiştim.
ve bu cevabın sonunda mülakatı başarı ile geçmiştim,bu noktaya gelebileceğimi düşünmezken mülakatı geçmiştim ama gel gelelim maddi yetersizlikler yüzünden o muhteşem yerden vazgeçmek zorunda kalmıştım,şansımı çok zorladım,babamla konustum ama on bir bin lira orta halli bir ailenin bütçesini çok fazla zorlardı...
hele de parayı bu kadar zor kazanırken,,
zorluktan kastım şu:
gerçekten çok zor bi kazanç,her işin zor bir yanı var biliyorum ama bu iş başka..
bizim oralarda bu işle insanlar geçimini sağlıyor..
mangal kömürü üretimi yapılıyor..çok zor şartlarda oluyor ne yazık ki..
bu yüzden babamın 1 yılda kazandığı parayı bir anda bana vermesını ıstemezdım,konustum bır umut belki olur diye zaman geçtikten sonra keşke dememek adına konustum ama cevap zaten beklediğim gibi olunca o muhteşem okuldan vazgeç zorunda kaldım.o okulu çok ıstedım hem çok güzel bir eğitim alıyorsunuz,hemde size uluslar arası geçerliliği olan bir diploma veriyorlar.bu okul hayallerımın ve ideallerimin bir başlangıcı olabilirdi ama kısmett..
Bir gün bişiler olucak buna inanıyorum..
Başarı ve şans benimle ol!!!
çünkü yaşamanın nefes alabilmenin ne kadar özel ve güzel bir şey olabildiğinin farkına varmaya başladım.Niye böyle bir cümle kurdum büyüdükçe,sorumluluklarım arttıkça her ne kadar zaman zaman zorlansamda yaşam keyifli bir hal almaya başladı..
Çevrem gittikçe büyüyor.
Artık çocukluktan çıktım,büyüdüm ve büyümeye devam ediyorum.Kendi başına sorumluluk sahibi olmayı öğrendim,emin adımlarla yürümeyi öğrendim hayatta aceleci davranmak hiç bir sonuca ulaştırmıyor bunu anladım.
Bazen hiç tanımadığın bir insanla yaptığın sohbet tanıdığın biri ile yaptığın sohbetten daha tatlı gelir...hiç tanımadığın biri ile aynı şeyleri konusmak,ya da aynı düşünceye sahip olmak ne verir insanın eline..
Huzur...
her zaman olmuyor ne yazık kii.
Çarkı başka yöne çevirelim:
bize verilen hedefler;amacımız bir isim için çalışmak bu çalışmanın sonunda kazancımızıda sağlamak,güzel bir yerde çalışıyorum yorucu bir iş belki ama eğlenceli..
bu iş sonu olan bir iş mi benim için hayır...
ilelebet burda olmak istemem;hayaller ve idealler...
hayallere ulaşmak zor olmasa gerek diye düşünüyorum,yani ulaşmak için bu işteyim ama bi birikim olmuyor ne yazık ki,gelen geldiği gibi gidiyor :))
hayalimdeki işi gerçekleştirdiğimde sıfırdan başlıcam,ezilicem,şuan ki işimden çok fazla yorulucam,ayaklarımda nasırlar olucak,gecem gündüzüme karışıcak,haklı olsam dahi haksız duruma düşücem belki çok çok çook fazla çalışıcam belki ama gerçekten zevk alarak sıkılmadan yapabileceğim bi işe sahip olucam ve sonundaki başarıyı hedeflemek beni daha da hırslandıracak.
Gordon Ramsey olmak yada Joel Robuchon olmak benim idealim,takdir edersiniz ki ne olmak istediğimde böylelikle ortaya çıkmış oluyor.
Evet ben aşçı olmayı hedefleyen aday adaylarından biriyim sadece,çok yazı okudum bu işle ilgili bütün hikayelerde kendımle eşleştirdiğim bazı kesitler var ama suan tek eksiğim bu işin eğitimini almamış olmam.bir insan hayatında ne için bu kadar ısrarcı olabilir..
Neden bu meslek diye düşünüyorum bazen.Türkiye'deki aşçılarımızın hemen hepsinin hikayesi var.Ya küçüklükten gelen bir alışkanlık ve bu alışkanlığı yeteneğe çevirmek yada baba mesleğidir onu devam ettirmek istemektir.Benim böyle bir hikayem yok tam bir yıl önce oluşan bir fikir sadece,büyük bir arzu ile istediğm bir iş bu gerçekten güzel planlarım var bu iş için ama öncelikler bunları hayata geçirebilmek için para kazanmalıyım..Türkiye'de bir Murat Bozok,Mehmet Gürs,Eyüp Kemal Sevinç ve daha bir çok profesyonel,başarılı isimler arasında yer almak en büyük ideallerimden biri çok uzak gibi görünsede inanıyorum ki bir gün gerçek olucak tüüm bunlar..
Ailem her ne kadar bu iş yapmamı istemesede hayatımda ilk kez beni başarıya götürücek bu zorlu yolu seçmek istemem ve sonrasında onlarında gururunu okşicak bundan eminim,bunun için çok yol var önümde şuan ben hiç bir şeyim bu işle ilgili,amacım en kısa sürede bu eğitimi almak ve kısa bir sürede istediğim başarıyı hedeflemek zor olduğunu söyleselerde,klişeleşmiş bir şey dicem belki ama zoru başarmak daha da güzel olur benim için..Neden bu meslek demiştim,her insanın kendini mutlu hissettiği,huzurlu kıldığı anlar vardır;işte benim için o an
mekan olarak mutfak,ders olarakta sihirli bir şeyler ortaya çıkarmak ve bunun sonucunda insanların yüzündeki tebessümü görebilmek,,,
Bir mutfak okuluna eğitim için görüşmeye gitmiştim mülakatla alıyorlar,görüşmeye gittim ama hiç ümidim yoktu sadece oranın havasını alır evime geri dönerim diye düşünüyordum ama olmadı...Cüneyt Gürbüzel çok fazla zorladı konuşmalarıyla demiştim o okula girmek o kadar kolay değildi,,
Bir saat boyunca konustuk okuldan bahsetti,şartları anlattı ve son olarak bana bir şey sordu:
''Bu mesleği neden bu kadar istiyorsun ?'' demişti.
Benim verdiğim cevap ise:
ömrümün sonuna kadar hiç sıkılmadan vakit geçirebileceğim tek yerdi mutfak.
ben mutfağa,mutfakta bana ait olmalı demiştim.
ve bu cevabın sonunda mülakatı başarı ile geçmiştim,bu noktaya gelebileceğimi düşünmezken mülakatı geçmiştim ama gel gelelim maddi yetersizlikler yüzünden o muhteşem yerden vazgeçmek zorunda kalmıştım,şansımı çok zorladım,babamla konustum ama on bir bin lira orta halli bir ailenin bütçesini çok fazla zorlardı...
hele de parayı bu kadar zor kazanırken,,
zorluktan kastım şu:
gerçekten çok zor bi kazanç,her işin zor bir yanı var biliyorum ama bu iş başka..
bizim oralarda bu işle insanlar geçimini sağlıyor..
mangal kömürü üretimi yapılıyor..çok zor şartlarda oluyor ne yazık ki..
bu yüzden babamın 1 yılda kazandığı parayı bir anda bana vermesını ıstemezdım,konustum bır umut belki olur diye zaman geçtikten sonra keşke dememek adına konustum ama cevap zaten beklediğim gibi olunca o muhteşem okuldan vazgeç zorunda kaldım.o okulu çok ıstedım hem çok güzel bir eğitim alıyorsunuz,hemde size uluslar arası geçerliliği olan bir diploma veriyorlar.bu okul hayallerımın ve ideallerimin bir başlangıcı olabilirdi ama kısmett..
Bir gün bişiler olucak buna inanıyorum..
Başarı ve şans benimle ol!!!
15 Haziran 2010 Salı
şaşkınlık ve mutluluk :))
bugun doğum günü çocugu olmanın mutlulugunu yasıyorum..galiba unutulmadıgını sevıldıgını bilmek bügunlerde belli oluyor..herkes kutladı uzun zamandır tanıdıklarım ve kısa süreli tanıdıklarım.. ve bunların içinde biri vardı beni hem çok şaşırtan ve mutlu eden M.U. BELKİDE BENIM ICIN GUNUN EN ANLAMLI DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASIYDI...
Onu gerçekten çok seviyorum..
umarım hep hayatımın bir köşesinde olur..
bana bu kadar yakın ve uzakken..
iyiki tanımışım..
Onu gerçekten çok seviyorum..
umarım hep hayatımın bir köşesinde olur..
bana bu kadar yakın ve uzakken..
iyiki tanımışım..
12 Mayıs 2010 Çarşamba
AşÇıNıN sErÜvEnİ..
İşte bu…
Sonunda beklediğim gün geldi.
Çok heyecanlıyım. Ama size hikâyemi başından, beni bugüne taşıyan o günden başlayarak anlatmak istiyorum.
Yıl 2003, dershaneye gidiyorum. Ama diğerleri gibi belli bir hedefim yok. Ablamla konuşuyoruz tartışıyoruz beni çalışmaya motive etmek için uğraşıyor ama ben hep bir noktada kilitleniyorum. Bana sunulan hiçbir meslek seçeneği cazip
gelmiyor. Çalışıyorum bir şeyler yapmam gerek ..kendimi kanıtlamak gerek..aslında kendimi bulmalıyım.bir gün arkadaşlarımla tesadüfen bir film izledim. ‘aşk tarifi’ profesyonel aşçıların aşk öyküsü, tesadüf kardeşimi bir filme götürdüm
‘ ratatouille ’ bir farenin aşçılık öyküsü..kafamda şimşekler çaktı .nasıl düşünemedim,kendimi mutfakta gerçekten. Ve sonunda karar verdim aşçı olmak istiyordum.ünlülere zenginlere kalabalıklara benim ürettiğim lezzetleri tattırma hayali daha da heyecanlandırıyordu beni…
Ne yapmalıyım dedim kendime ve araştırmaya koyuldum.bir kaç kurs ve birkaç okul buldum..hangisi beni amacıma ulaştırır .tek tek gittim görüştüm araştırdım..ve büyük bir zevkle bu işi yapan işine aşık Cüneyt Bey ile de bu araştırmalarım sırasında tanıştım.O da benim gibi büyük bir tutkuyla bu işe başlamış,yılmadan yorulmadan hırsla çalışıp çabalamış ve sonunda mesleğinin en önde gelen en özel isimleri arasına yerleşmiş..Cüneyt bey ile kendi gibi bu mesleğe gönülden tutkuyla bağlı yetenekli aşçılar yetiştirmek için açtığı aşçılık okuluna kayıt yaptırmaya gittiğim gün karşılaşmıştım… ondan çok şey öğrenmiştim.gerçekten bu mesleği yapmayı isteyip istemediğimi,bu mesleğin tüm zor yanlarını kaldırabilecek güçte olup olmadığını gösterebilmek için beni çok zorladı..ama başarmıştım ona ve kendime hatta başlarda bu konuda beni desteklemeyen aileme bu işi neden çok yapmak istediğimi kanıtlayabilmiştim.evet ailem özellikle babam bu konuda benimle aynı fikirde değildi.hatta her zaman beni destekleyen ablamı bile ikna etmem baya zaman almıştı..
Ama sonunda bana inanmışlardı.sanırım ilk defa beni bu kadar heyecanlı bu kadar istekli görüyorlardı.ve artık beni desteklemeye karar verdiler..
Kaydımı yaptırdığım gün hayatımın artık eskisi gibi olmayacağını hissetmiştim.2 gün sonra okul başlayacaktı.bu sürede gerekli olan malzemeleri tamamladım.artık bir aşçı önlüğüm bir bıçak setim ,hatta o uzun beyaz aşçı şapkam bile vardı..alışverişi tamamlayıp eve geldiğim o geceyi hiç unutamam.heyecandan aynanın karşısından ayrılamıyordum.önlüğüm üstümde şapkam kafamda uyuya kalmıştım koltukta..
Artık kurs başlamıştı.. Ve ben artık mutfakta sebzelerin,etlerin,soğanların tencerenin tavanın arasındaydım..
Bir yıl koskoca bir yıl nasıl geçmişti hiç anlamamıştım.başta adını zor söyleyebildiğim çeşit çeşit yemekler yapmış,yeni bir sürü tarif öğrenmiştim..ben de boş durmamıştım tabi,öğrendiğim tüm bilgileri kullanarak yeni lezzetler koymuştum ortaya..
Evet, bir yıl geçmişti ve ben artık okuldan mezun olmaya çok yaklaşmıştım. Son sınav gününü düşünürken hala içim ürperiyor,o stresli o yorucu sınavı da atlatıp diplomamı elime aldığım gün nasıl olurda tüm yorgunluğum bir anda yok olmuştu şaşırıp kalmıştım. Başarmıştım artık mezundum.
Ama son sınav zannettiğim o günün aslında bundan sonrası için daha yorucu ve uzun bir yolculuğun başlangıcı olduğunu fark etmem zor olmamıştı. Mezun olduğuma inanamıyordum.
Yılların nasıl geçtiğini anlamamıştım. Okulumdaki öğretmenlerimin yardımlarıyla dünyada görülmemiş eşi benzeri olmayan bir lokanta açtım. Bu lokantada bana yardım eden birçok insan var. Tabi beni kıskananlar ve bu işi nasıl yaptığımı hala düşünen insanlarda var. Ama insanın hayalinin gerçekleşmesi bambaşka bir duygu……
Sonunda beklediğim gün geldi.
Çok heyecanlıyım. Ama size hikâyemi başından, beni bugüne taşıyan o günden başlayarak anlatmak istiyorum.
Yıl 2003, dershaneye gidiyorum. Ama diğerleri gibi belli bir hedefim yok. Ablamla konuşuyoruz tartışıyoruz beni çalışmaya motive etmek için uğraşıyor ama ben hep bir noktada kilitleniyorum. Bana sunulan hiçbir meslek seçeneği cazip
gelmiyor. Çalışıyorum bir şeyler yapmam gerek ..kendimi kanıtlamak gerek..aslında kendimi bulmalıyım.bir gün arkadaşlarımla tesadüfen bir film izledim. ‘aşk tarifi’ profesyonel aşçıların aşk öyküsü, tesadüf kardeşimi bir filme götürdüm
‘ ratatouille ’ bir farenin aşçılık öyküsü..kafamda şimşekler çaktı .nasıl düşünemedim,kendimi mutfakta gerçekten. Ve sonunda karar verdim aşçı olmak istiyordum.ünlülere zenginlere kalabalıklara benim ürettiğim lezzetleri tattırma hayali daha da heyecanlandırıyordu beni…
Ne yapmalıyım dedim kendime ve araştırmaya koyuldum.bir kaç kurs ve birkaç okul buldum..hangisi beni amacıma ulaştırır .tek tek gittim görüştüm araştırdım..ve büyük bir zevkle bu işi yapan işine aşık Cüneyt Bey ile de bu araştırmalarım sırasında tanıştım.O da benim gibi büyük bir tutkuyla bu işe başlamış,yılmadan yorulmadan hırsla çalışıp çabalamış ve sonunda mesleğinin en önde gelen en özel isimleri arasına yerleşmiş..Cüneyt bey ile kendi gibi bu mesleğe gönülden tutkuyla bağlı yetenekli aşçılar yetiştirmek için açtığı aşçılık okuluna kayıt yaptırmaya gittiğim gün karşılaşmıştım… ondan çok şey öğrenmiştim.gerçekten bu mesleği yapmayı isteyip istemediğimi,bu mesleğin tüm zor yanlarını kaldırabilecek güçte olup olmadığını gösterebilmek için beni çok zorladı..ama başarmıştım ona ve kendime hatta başlarda bu konuda beni desteklemeyen aileme bu işi neden çok yapmak istediğimi kanıtlayabilmiştim.evet ailem özellikle babam bu konuda benimle aynı fikirde değildi.hatta her zaman beni destekleyen ablamı bile ikna etmem baya zaman almıştı..
Ama sonunda bana inanmışlardı.sanırım ilk defa beni bu kadar heyecanlı bu kadar istekli görüyorlardı.ve artık beni desteklemeye karar verdiler..
Kaydımı yaptırdığım gün hayatımın artık eskisi gibi olmayacağını hissetmiştim.2 gün sonra okul başlayacaktı.bu sürede gerekli olan malzemeleri tamamladım.artık bir aşçı önlüğüm bir bıçak setim ,hatta o uzun beyaz aşçı şapkam bile vardı..alışverişi tamamlayıp eve geldiğim o geceyi hiç unutamam.heyecandan aynanın karşısından ayrılamıyordum.önlüğüm üstümde şapkam kafamda uyuya kalmıştım koltukta..
Artık kurs başlamıştı.. Ve ben artık mutfakta sebzelerin,etlerin,soğanların tencerenin tavanın arasındaydım..
Bir yıl koskoca bir yıl nasıl geçmişti hiç anlamamıştım.başta adını zor söyleyebildiğim çeşit çeşit yemekler yapmış,yeni bir sürü tarif öğrenmiştim..ben de boş durmamıştım tabi,öğrendiğim tüm bilgileri kullanarak yeni lezzetler koymuştum ortaya..
Evet, bir yıl geçmişti ve ben artık okuldan mezun olmaya çok yaklaşmıştım. Son sınav gününü düşünürken hala içim ürperiyor,o stresli o yorucu sınavı da atlatıp diplomamı elime aldığım gün nasıl olurda tüm yorgunluğum bir anda yok olmuştu şaşırıp kalmıştım. Başarmıştım artık mezundum.
Ama son sınav zannettiğim o günün aslında bundan sonrası için daha yorucu ve uzun bir yolculuğun başlangıcı olduğunu fark etmem zor olmamıştı. Mezun olduğuma inanamıyordum.
Yılların nasıl geçtiğini anlamamıştım. Okulumdaki öğretmenlerimin yardımlarıyla dünyada görülmemiş eşi benzeri olmayan bir lokanta açtım. Bu lokantada bana yardım eden birçok insan var. Tabi beni kıskananlar ve bu işi nasıl yaptığımı hala düşünen insanlarda var. Ama insanın hayalinin gerçekleşmesi bambaşka bir duygu……
9 Mayıs 2010 Pazar
annemm
annemden ayrı geçirdiğim ilk anneler günüm bugün,,
annemin ise annesinden geçirdiği ilk ve son anneler günü...
üzücü ama oynadığımız roller ne yazık ki bir gün son buluyor ve o sonlar böyle günlerde akıla gelince insanın içinde biraz hüzün biraz burukluk ve acı bırakıyor..
canım annem iyi ki bu dünyada seninle varım.var olduğunu hissetmek ve bunu bilmek çok güzel..
ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN ...
annemin ise annesinden geçirdiği ilk ve son anneler günü...
üzücü ama oynadığımız roller ne yazık ki bir gün son buluyor ve o sonlar böyle günlerde akıla gelince insanın içinde biraz hüzün biraz burukluk ve acı bırakıyor..
canım annem iyi ki bu dünyada seninle varım.var olduğunu hissetmek ve bunu bilmek çok güzel..
ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN ...
23 Şubat 2010 Salı
TUTARSIZLIK
Hayat insanı gerçekten olgunlaştırıyormuş.büyüyorum,sorumluluklarım git gide artıyor...
Ve bazı şeyler de oluyor hayatımda...adını koyamadıgım bir türlü anlamlandıramadığım şeyler bunlar..
yeni biri var hayatımda ama bu ne bi sevgili,ne bi dost nede bi arkadaş adı olmayan başka bişi ya bunlardan biri ama ben hangisi olduğundan emin değilim ve beni karmakarışık eden de bu işte...yaklaşık yedi aydır hayatımın bi kenarında bir türlü çıkaramıyorum.haklıyken haksız duruma düşüyorum sesimi çıkarmıyorum onun karsısında işin ilgın bır yanı var ki ben bu insanla karsılıklı oturup sohbet etmiş biri bile değilim tek yaptıgımız mesajlasmak ve zaman zamanda konusmak.
Nedir bu aşk mı hiç tanımadıgın birine hayalı aşık olmak mı?
Beni bu noktaya getıren ve bu sorularla kafamı bulandıran aslında onun davranışları....
Ve bazı şeyler de oluyor hayatımda...adını koyamadıgım bir türlü anlamlandıramadığım şeyler bunlar..
yeni biri var hayatımda ama bu ne bi sevgili,ne bi dost nede bi arkadaş adı olmayan başka bişi ya bunlardan biri ama ben hangisi olduğundan emin değilim ve beni karmakarışık eden de bu işte...yaklaşık yedi aydır hayatımın bi kenarında bir türlü çıkaramıyorum.haklıyken haksız duruma düşüyorum sesimi çıkarmıyorum onun karsısında işin ilgın bır yanı var ki ben bu insanla karsılıklı oturup sohbet etmiş biri bile değilim tek yaptıgımız mesajlasmak ve zaman zamanda konusmak.
Nedir bu aşk mı hiç tanımadıgın birine hayalı aşık olmak mı?
Beni bu noktaya getıren ve bu sorularla kafamı bulandıran aslında onun davranışları....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)