Sayfalar

23 Kasım 2011 Çarşamba

DURU

DURU'muz geldi sonunda...
Geldi ve pir geldi bugun tam 7 gün oldu gözlerini açalı minik elleri,minik ayakları,burnu kulakları başlı başına minicik bir şey geldi dünyamıza onun uğuruna inanıyorum,
Bu durumda ben teyze olmuş oluyorum biliyor musunuz(=
Çok güzel bir duygu imiş bu umuyorum ki benimde evladım olur ve bu hissi bende tadarım ..
onunla yatıp onunla kalkıyoruz hatta geceleri bizi nöbete dikiyor minik kız,
bu aralar hızlı bir bez tüketimi başladı,fena sıçıyor (=
bu yüzden bize sponsor olucak bez firmalarını beklıyoruz.
Teyzesinin biriciği hoş geldin hayatımıza..
Seni ÇoK Seviyoruz..

31 Ekim 2011 Pazartesi

MİNİK KELEBEK

15 ya da 20 gün kaldı.
Minik kızımızı kucağımıza almamıza,evet yeğenim.
Sadece çok az kaldı aramıza katılmasına onun için çok güzel planlarım,teyzesinin balı olacak onunla tüm sıkıntılar kaybolacak.Seni hasretle bekliyor teyzen...
Gel bir an önce ama sağlıklı sıhhatli gel...

Sevgili DURU'ya...

28 Ekim 2011 Cuma

Kağıtta Sebzeli Deniz Levreği « The Kitchen of Oz

Kağıtta Sebzeli Deniz Levreği « The Kitchen of Oz
BAŞLIKSIZ

Uzun zaman oldu yazmayalı,iş,aşk,aile derken buraya zaman ayıramaz oldum ama kendimi iyileştirmek için burada oldukça fazla zaman harcamam gerekecek sanırım.Bana iyi gelen tek yer sanırım burası depresif anlarımda,sağlıklı bir insanım ancak zor bi dönemden geçiyorum sanırım kendimi tanımlayamıyorum bu aralar ne yapmak istediğimi nasıl davranmam gerektiğini bilemiyorum,ağlamak istiyorum ancak gözyaşım çıkmıyor...

İş yok
Aşk yok
Ailem yanımda çok şükür :)

5 Ağustos 2011 Cuma

aşk acısı!!!

aşk acısı dedim çünkü:
gerçekten aşkın yada aşksızlığın ne demek olduğunu yaşıyorum şu aralar 68 gündür aşksız yaşamaya çalışıyorum becerebiliyor muyum hayır...
küllenmedi bir türlü içimdeki yangın ısrar ve inatla seviyorum onu,vahim bir durumdayım..
bu sürede şunu anladım asla büyük konuşmamak gerekiyormuş,,,hiç bir erkek için ağlamaz üzülmem derdim ama ne yazık ki sevince bu böyle olmuyor ne yazık ki tam 68 gündür her gece rüyalarımda,gözümün önünden gitmiyor bir türlü,,,herkes cok sey soyluyor onu unutmam için ne yazık ki bazı şeyler söylendiği kadar kolay olmuyor unutamıyorum çıkmak bilmiyor sanki daha inadına kazınıyor aklıma.
Tahammülsüzlüğüm şu olsa gerek onun hayatında başka birinin oluşu yada olabilecek olması bizimkisi garip bir ayrılık oldu severek ayrıldık ya da ben öyle sanıyordum bılmıyorum ama suan onun sevgısını degıl ona olan aşkımı sorguluyor duruyorum.ortak bir arkadşımız dedi ki :
Sizin durumunuz Zor değil İmkansız AŞK dedi doğru söylüyordu belki,ama ben hala kabullenmek istemiyorum seviyorum çünkü çıkmıyor çıkmak bilmiyor o belki bunların hiç birini düşünmüyor umrunda bile değil bilemiyorum...çok güzel beş ay geçti birlikte...
geri arayamayışımın tek sebebi Gururdu biliyorum,zaman gelince arıcam belki ama iş işten gecmiş olucak bılıyorum o zamanda içimdeki yangın küllenmiş olucak
Ama şu aralar bildiğim tek gercek var onu çok seviyorum ve bu durum benim için gittikçe zor bir hal almaya başlıyor ...

24 Mayıs 2011 Salı

ZOR

Hayatta yaşam mücadelesi vermek çok zor bunu çok iyi anladım artık.Sorumluluk sahibi olmak ev,iş,aşk vs.vs.vs
hangisi daha zor????
ev geçindirmek mi ?
para kazanmak mı ?
aşkı yürütebilmek mi?
*para kazanırsan ev geçindirirsin bir şekilde ikisi birbirini tamamlar.....
*** ya aşk işte bu çok zormuş,gerçekten çok zormuş ve asıl sorumluluk isteyen şeyde buymuş bunu anladım,,,senin ak dediğine o kara der,senin yapmak istediğin şeyi o yapmak istemezmiş...
Aşk zıtlaşmak demekmiş birbiriyle...
Kavga edip kapıyı vurup çıkıp gitmek demekmiş ve ardından ertesi güne hiç bir şey yansıtmamayı öğrenmekmiş aşk...
Bazen hiç görmemek,bazen de onsuzluğa dayanamamakmış aşk...
Karşılıklı özür dilemeyi bilmekmiş aşk...
Eller ve gözler buluşunca kalbin ritmini koruyamamasıymış aşk...
Aşk şampiyon fenerli olmak,şampiyonluğu hayalinde yaşayan galatasaraylı olmakmış...
Aşk yürütemeyeceğini düşündüğünde bitsin değip de seni bırakmayan şeymiş...
Sinirler gerildiğinde göz yaşı döküldüğünde kendini affettirebilmektir aşk !!!
Aşk köyden gelip,şehre kurulmakmış...
Aşk yatarken onu düşünüp,kalktığım da onunla uyanmakmış....
Aşk özlemeyi,özletmeyi bilmekmiş....
Aşk sabrı öğretmekmiş..
Ve aşk sorumluluk isteyen en zor görevlerden biriymiş...
Seni Seviyorum. e.ç

7 Nisan 2011 Perşembe

hEyEcAn...

adım adım ilerliyoruz...hızlı bir giriş yaptık ama sakin devam etmekteyiz.seviyoruz birbirimizi,değer veriyoruz zaman zaman atışıyoruz ancak tuzumuz biberimiz bu atışmalar bunlar olmasa birbirimizin kıymetini bilmiyoruz.ikimizinde en çok hoşumuza giden yanı tartışmalarımızı uzatmıyoruz,o bir nefeste bir bağırış çağırış içinde bana söyliceklerini söylüyor ben sakin bir şekilde dinliyor oluyorum,sonra sıra bana gelince ses tonumu ayarlayarak bende kızıyorum ona ikimizde rahatlıyoruz döktük ya içimizdekileri ya sonra!
sonrası zaten önemli olan uzamıyor o tartışma yanıma gelip başını göğsüme dayadığında her şey sona eriyor...
mutluluk tablosu :
özel biri o benim için aynı şekilde ben de onun için...
ilkleri yaşıyorum onunla güzel şeyler bunlar çok güzel,yan yana geldiğimizde unutuyoruz tüm sıkıntıyı derdi...
bana bugün gül almış ama ben onu çantama koymuştum sonrasında unutmuşum,haliyle sadece sapı kalmıştı,çok üzüldüm napıım:P
emin adımlarla ilerliyoruz her ikimizde :)
o kendinden emin ben kendimden...
bakalım nereye gidiyor olucağız bundan 5 yıl sonra....
hakkımızda hayırlısı...
Ben onu çok SEVİORE......

uğraşmak

sürekli bir çaba halindeyim,sanırım bunun asıl anlamı yaşamak yaşam içinde savaşmak...bu aralar iş hayatı sıkıcı hatta pek iyi gitmiyor.yeni arayışlar içindeyim...amacım yurt dışı ancak kahretsin ki para!!! para!!! yok işte yok elimi kolumu bağlıyor.ancak hırslı ve inatçıyım zaman zaman psikolojik olarak sıkıntılara düşsem de para biriktirip İngiltere'ye doğru yol alıcam yapıcam bunu belki zaman alıcak ama olucak inanıyorum,bu ana gelene kadar tuttuğumu kopardım,açık sözlü ve dürüst oluşum beni hiç yalnız bırakmadı ve bu yüzden bir şeyleri başardığımı düşünüyorum.''Ya olduğun gibi görün,ya da göründüğün gibi ol.''der Mevlana yerinde bi deyim olur sanırım bunu kullansam.
Zor bir iş yapıyorum bunu kabul ediyorum çok stres ve sıkıntılı bir ortamdayım ama seviyorum bu işi yapmayı hayallerim çok büyük,kaybedecek hiç bir şeyim yok yanıma kar kalacak olanları düşününce...
Durmak yola devam:)

2 Şubat 2011 Çarşamba

Mutfak Günleri

Bugün erken gittim işe saat 7 gibi,mutfakta kimsecikler yoktu Niyazi Ustam'dan başka kimsecikler yoktu,güne tatlı sert insanlarla başlamak çok güzel,
başka başka hayatlar içindeyim,herkesin ayrı hayat hikayesi herkesin farklı konuşma şekilleri,
Mutfak,ailemden daha fazla gördüğüm kişilerle dolu yavaş yavaş tanımaya çalışıyorum insanları,yoksa gün bitmek bilmiyor aksi davranıldığı zaman,mutfakta en çok hoşuma giden şee tartıştığın kişi ile 5 dk. sonra birlikte işine devam edebilmek, bu belki işine olan saygı belki baskı,belki zorunluluk bilemiyorum her neyse güzel bir şee bu,Bayram Ustamla aramda soğuk rüzgarlar esiyor,yanlış yaptım belki ama bu kadar uzatmasına da bir anlam veremiyorum doğrusu,bide bu var işte mutfak içinde çocuk gibi küsüyor bazıları birbirine alınganlık hat safhada zaten ondan hiç bahsetmiyorum.ama bugün güzeldi bayram usta ile çalışmak,
sevmiyorum bu semiz otlarını ve başım belada onlarla yine bana kaldı,ve sağolsun ustacıklarım bana yardımcı oldu hemde en sevdiklerim,Selçuk ustacım (gülmesi yok mu ölüyorum)ve Niyazi ustam (''laaa'' demesi yok mu bayılıyorum) ellerinize sağlık...
bi de Emin usta var tam bir bela yok böyle biri daha ne kadar çok konuşuyor öyle (onunda Marşş demesine bayılıyorum) güzel insanlarla çalışıyorum.
Ahh bir de Arif usta mutfakta hemen hemen herkes bişiler söylüyor kulağının duymayışı şeflerin,ustaların gerilmesine yol açıyor ama onun rahatlıkla verdiği cevap,acelesiz davranışlarını kimine küfür ettiriyor kiminin yüzünde gülümsemeye yol açıyor.
evet bir gerçek var.Biraz yavaş umursamaz bir tavrı var ama işini yapıyor sonuç olarak öyle yada böyle ortaya bişiler çıkartıyor.çıkan ürün abiyere doğru yol alırken arif usta biraz endişe ile gidiyor acaba şef ne tepki vericek die yüzünde bir tereddütle gidiyor.sipariş şeften sorunsuz bi şekilde müşteriye doğru yol alınca derin bir ohh!!! çekiyor Arif usta.bu işi yapıyorsak titizlik,düzen ve en önemlisi hijyen ön planda ve düzen tabi ki Arif usta da bunlar bıraz eksık kısa bir süre birlikte çalıştığımız için söylüyorum.Dağınık çalısıyor birazcık eminim ki Niyazi ustam da bu konudan yana o da muzdariptir...
çok şey var daha yazıcak çook şeyy ama artık uyusam ii olur yarın sabah erkenden işe yine:)

20 Ocak 2011 Perşembe

Deniz Börülcesi Ve Semizotu

bugün güne çok güzel başladım,dün zatı muhteremle güzel günün ardından güne onun sesini duyarak başlamak havanında soğuk ama güneşli oluşu içimi coşturdu işe gitmek için yola çıktım Caddebostan sahilde inip iş yerine kadar sahil boyu yürüdüm.güzel oldu benim için,,
İş yerine vardığımda hoş bir manzara ile karşılaşmadım biraz ürktüm açıkçası mutfakta tartışma vardı 2 usta birbirine girmişti,bağırış çağırış hatta biri tezgahın üzerindeki bıçağa sarıldı arkadaşlar araya girdi şefinde mutfağa gelişi ile ortalık biraz duruldu,sonra şef hepsini yukarı aldı,ben,Hüseyin usta,Sercan usta mutfakta kaldık mizanplasları kontrol ediyordum ki bir koku duydum hüseyin usta geldi kokuya bakmak için o esnada hüseyin usta aşağı eğildi sercan usta da haşlanmış patatesleri süzüyordu kaynar su hüseyin ustanın poposuna döküldü Allah !!!! diye sıçrayarak oğlum napıyosun sen diyip ''götümü ''yaktın lan diyip bizi bir gülme aldı gün yavaş yavaş normal seyirine dönmeye başladı.sabah ki gerginlik yapılan işlerle birlikte yerini unutmaya tutmuştu.Mutfakta yapmaktan hiç hoşlanmadığım semizotu ve deniz börülcelerini ayıklamak yine bana kaldı.Keçinin istemediği ot burnunun dibinde bitermiş benim ki de o hesap.neyse uzun uğraşlar sonunda otlara veda ettim.tezgahımın başına geçip salatalarımı hazırlamaya başladım artık seviyorum bunu yapmayı :)
bonfile salata hazırlıyorum eldivenlerimi giydim yeşillik hazır etlerin pişmesini bekliyorum bıçaklar da yeni bileylenmişlerdi.etler pişti etleri keserken tam ustam bıçaklar ne güzel kesiyor derken parmağımı kestim.şuan sızı dinmedi hala,neyse doğan şefim sağolsun ilk yardım uyguladı.sonra portakal sos hazırlamak için ocağın başına geçtim nişastayı açmam gerekiyordu önce açtım sonra Emin usta ile birlikte portakal sosu bağladık muhteşem oldu.nişastayı yerine kaldırmak için gittim fırının altıydı koyarken kulağımı yaktım :) komik değil mi insan kulağını nasıl yakar:) soğuk su,buz tedavisi derken doğan şefim yine yetişti imdadıma yanık için merhem sürdü kulağıma,gün güzel başladı ama aynı şekilde noktalanmadı ne yazık ki ama çok şükür
yaradanım bir gün daha bahşetti bana önemli olan da o sanırım.
iyi uykular olsun bana yorgunluk çöktü iyice bedenime...
yarın yeni bir gün yeni güzellikleri olan bir gün olsun bana,Bize....

5 Ocak 2011 Çarşamba

hoş bir alışveriş oldu!!!

Akşam üzeri saat 6 civarı, mutfakta giyebilmek için kendime rahat bir terlik almaya gittim AVM'ye.Neyse aradığım mağazayı buldum sonunda girdim içeri 2 genç arkadaş istediğim terliği söyledim verdiler denedim oldu hoşuma gitti almaya karar verdim..ama onun dışında çok hoşuma giden bir bot vardı denemek istedim benim için onuda çıkardılar nezaket dolu hallerle sohbet de ediyorduk ayakkabıyı sadece denemek için istedim ihtiyacım olduğu için mi hayır ama hoşuma gitti de diyalog da çok güzeldi arkadaşlarla sağolsunlar çok ilgilendiler de aynı zamanda ve benim için ayakkabıyı süresiz ayırmayı teklif ettiler.numaramı bıraktım ve onlar için önemi olan anketi de doldurdum.terliklerin ödemesini yaptım arkadaşın biri sayesinde küsuratsız ödedim teşekkür ediyorum ona.yani sonuç olarak onlar memnun ben memnun ayrıldım mağazadan 1 ay sonra gidip benim için ayırdıkları ayakkabıları alacağım:)
tabi bir aksilik çıkmazsa...